PTT MEMUR GÖREVDE YÜKSELME SINAVI DERS NOTLARI – 2013

esgm - by
, 12.11.2013
/ stars
ptt memur görevde yükselme

PTT MEMUR GÖREVDE YÜKSELME SINAVI DERS NOTLARI – 2013

 

 

 

 

 

MEMURLUK

GÖREVDE YÜKSELME SINAVI

DERS NOTLARI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PARASAL POSTA HİZMETLERİ

 

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ VE TERÖRİZMİN FİNANSMANININ ÖNLENMESİ (MASAK)

 

Toplam Ekonomik Faaliyet

1. Kayıtlı Ekonomik Faaliyet

2. Kayıt dışı Ekonomik Faaliyet

2.1 Enformel Ekonomi

2.2 Suç Ekonomisi

 

Enformel ekonomi

Gerçekleştirilen yasal faaliyetler sonucu elde edilen, ancak kayıt düzeni ve beyan dışında tutulan vergilendirilmemiş kazançlar ve bu kazançların tekrar ekonomik faaliyetlerde kullanılması sonucu elde edilen vergi dışı gelirlerden oluşan büyüklüktür.(Gri para-Kayıtdışı ekonomi)

 

Suç Ekonomisi

Yasa dışı faaliyetler, konusu suç teşkil eden ve yasalarla cezalandırılan faaliyetleri kapsamakta ve suç ekonomisini oluşturmaktadır. Piyasa kanalı ile arz ve talebi oluşan ancak sağlık, güvenlik, ahlaki vb. gerekçelerle üretim, dağıtım ve pazarlaması yasaklanan veya sıkı denetim altına alınan mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı ve/veya pazarlanmasına yönelik tüm işlemler suç ekonomisini oluşturmaktadır.

 

Kayıt dışı ekonomi – Suç ekonomisi

  • Faaliyetin yasal – yasa dışı olmasına göre farklılık
  • Görevli ve sorumlu kamu birimlerindeki farklılık
  • Mücadele amaçlarındaki farklılık
  • Vergileme olanakları açısından farklılık
  • Cezalandırma tekniğindeki farklılık

AKLAMA

Suç kaynaklı gelirlere yasal bir görüntü kazandırılması amacıyla yapılan bütün faaliyetlere aklama denir.

 

ptt aklama

 

Aklama İle Mücadelenin Amacı; Suç gelirlerinden mahrum etmek suretiyle temel var olma nedenlerini ortadan kaldırmak ve mali sistemlerin ve kurumların dürüst kalmasını sağlamak, toplumun güvenini korumaktır.

 

AKLAMANIN AŞAMALARI

Başarılı bir aklamanın her zaman başlıca kuralı, yapılan işlemleri mümkün olduğunca yasal işlemlere benzetmektir. Kara paranın aklanması işlemi aşağıda belirteceğimiz üzere genel olarak üç aşamadan oluşmaktadır. Yerleştirme aşaması, ayırma aşaması ve bütünleştirme aşaması. Her kara para aklama olayında bu aşamaların üçünün de ayrı ayrı gerçekleşmesi zorunlu değildir. Bazen bu aşamaların ikisi ya da üçü tek bir işlemde gerçekleştirilebilir veya bazı aşamalar gerçekleştirilmeden kara paranın aklanması işlemi yapılabilir.

 

1-) Yerleştirme Aşaması

Bu aşamada, suçtan elde edilen kazancın genellikle nakit para niteliğinde olması nedeniyle, suç semeresi olan bu kazancın yasadışı kaynağının gizlenerek finansal sisteme yerleştirilmesi amaçlanmaktadır. Tespit, takip, yakalama ve el koymanın en kolay aşamasıdır ve gelir nakit halinde değilse bu aşamaya gerek yoktur.

Para;

  • Fiziki olarak yurtdışına çıkarılıp denetimin az olduğu ülkelerde bankaya yatırılabilir,
  • Küçük tutarlara bölünerek ülke içindeki çeşitli bankalara yatırılabilir,
  • Farklı kişiler adına açılmış hesaplara yatırılabilir,
  • Gayrimenkul, lüks araba, mücevher, antika veya sanat eseri alınabilir,
  • Hisse senedi, tahvil, bono, çek, poliçe gibi mali araçlara dönüştürülebilir,
  • Kredi kartı, çek ve diğer bankacılık imkânlarının kullanımının yaygınlaşmadığı ve kayıt dışı ekonominin ve nakit kullanımının yaygın olduğu ve denetimin olmadığı ya da zayıf olduğu ülkelerde kolayca tamamlanabilir.

2-) Ayrıştırma Aşaması

Bu aşamanın amacı yasadışı faaliyetlerden elde edilmiş olan kara para fonunu kaynağından fiziksel ve nedensel olarak mümkün olduğu kadar uzaklaştırmak, böylelikle kara paranın izinin sürülmesi diğer bir deyişle suç delillerinin bulunmasını imkânsız hale getirmektir.

Fonun kaynağının kara olduğunu gizlemek, yani yasadışı kazancı kaynağından ayırmak için sıklık, karmaşıklık ve hacim açısından yasal işlemlere benzeyen bir dizi mali işlem yapılır.

3-) Bütünleştirme Aşaması

Ayrıştırma aşamasında yasadışı kaynağı ile bağlantısı kesilen kara para bütünleştirme aşamasında şüphe uyandırmadan yasal bir kimlikle mali sisteme dâhil edilir. Kara paranın sahibi aklanmış olan kara parayı yeniden elinde toplar, mali sistemde rahatça işlem yapmaya başlar ve akladığı fonlarla ilgili ekonomik varlığını nereden bulduğu yönündeki bir soruya karşılık yasal mercileri ikna edecek bir cevap verebilir. Yani, bu aşamada artık paranın kaynağına ilişkin sorulabilecek bir soruya yasal bir açıklama yapılabilir.

 

SUÇ GELİRİ

Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarmak ve gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutmaktır.

Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin usûl ve esaslar 5549 sayılı “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun” kapsamında belirlenmiştir.

 

5549 sayılı Kanunda ve tali mevzuatta düzenlenen yükümlülükler;

A) Kimlik Tespiti (Müşterinin Tanınması)

B) Şüpheli İşlem Bildirimi

C) Eğitim, İç Denetim, Kontrol ve Risk Yönetim Sistemleri Oluşturma

D) Uyum Görevlisi Atanması

E)  Devamlı Bilgi Verme

F)  Bilgi ve Belge Verme

G) Muhafaza ve İbraz

 

A) KİMLİK TESPİTİ (MÜŞTERİNİ TANI PRENSİBİ)

Suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanını önemli ölçüde önleyecek olan tedbirlerin başında, müşterini tanı prensibine uygun olarak mali kuruluşların müşterilerinin kimliklerini bilmeleri gelmektedir. Böylelikle hem hayali hesaplar açılamayacak hem de müşteriler kendi asıl kimlikleri ve işlerine uygun olarak işlemlerini yapacaktır. İşlemlerin gizlenmesinin önlenmesi, kişilerin yapacağı işlemlerin sorumluluğunu taşıması diğer bir ifadeyle işlemleri nedeniyle ilgili şahıslara ulaşabilmenin sağlanmış olması kara para aklamayı büyük ölçüde önleyecektir.

“Bu nedenle, yükümlüler kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek zorundadır.”

Müşterinin tanınması; Yükümlülerin, müşterileri ve müşterilerinin faaliyetleri ile ilgili olarak yeterli düzeyde bilgi sahibi olması ve bu bilgileri edinmek amacıyla kendi bünyesinde politika ve prosedürler geliştirmesidir.

 

Müşterinin Tanınmasına Yönelik Önlemler

  • · Müşterinin kimliğini tespit etmek ve müşterinin kimlik bilgilerini geçerli ve güvenilir belge ve bilgiler kullanarak doğrulamak,
  • · Nihai (Gerçek) faydalanıcının kim olduğunu belirlemek ve kimliğinin doğrulanabilmesi için gerekli önlemleri almak,

Gerçek faydalanıcının tanınması; Yükümlüler bir başkası hesabına hareket edilip edilmediğini ve işlemin gerçek faydalanıcısının kimliğini tespit etmek için gerekli tedbirleri alır. Gerçek Faydalanıcı; Yükümlü nezdinde;  İşlemi gerçekleştiren gerçek kişileri ve adına işlem yapılan gerçek kişi, tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri kontrolünde bulunduran ya da bunlara ait hesap ya da işlemin nihai faydalanıcısı durumunda olan gerçek kişilerdir.

  • · İş ilişkisinin çeşidi ve kurulma amacı hakkında bilgi elde etmek,
  • · Mesleği, iş geçmişi, mali durumu, hesapları, ticari faaliyetleri, yerleşik olduğu ülke ve ilgili diğer göstergeleri dikkate alarak müşterilerinin aklama ve terörün finansmanı açısından risk profilini çıkarmak, yüksek risk taşıyan müşterilerini, iş ilişkilerini ve işlemleri belirlemek ve bunları devamlı olarak takip etmek

Kimlik Tespiti Yapılacak Durumlar;

Tutara bağlı olmaksızın,

  • · Sürekli iş ilişkisi tesisinde (Sürekli iş ilişkisi tesisinde iş ilişkisinin amacı ve mahiyeti hakkında bilgi alınır.)
  • · Şüpheli işlem bildirimini gerektiren durumlarda
  • · Daha önce elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe olduğunda kimlik tespiti yapılır.

Sürekli İş İlişkisi yükümlü ile müşteri arasında; hesap açılması, kredi veya kredi kartı verilmesi, kiralık kasa, finansman, faktoring, finansal kiralama, hayat sigortası veya bireysel emeklilik gibi hizmetler nedeniyle kurulan, niteliği itibariyle devamlılık unsuru taşıyan iş ilişkisidir.”

 

Tutara bağlı olan durumlar,

  • · İşlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı 20.000.- TL veya üzerinde olduğunda,
  • · Elektronik transferlerde işlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı 2.000.- TL veya üzerinde olduğunda kimlik tespiti yapılır.

PTT Bank İşlemlerinin Kimlik Tespiti Yapılacak Durumlara Göre Gruplandırılması

ü  Posta çeki hesabı açmak sürekli iş ilişkisi kapsamında tutara bağlı olmaksızın kimlik tespiti yapılacak işlemlerdendir.

ü  PTT şubeleri arasındaki para transferleri havale işlemi kapsamında 20.000.- TL’lik işlem sınırına tabidir.

ü  Yurt dışına gönderilen para transferleri elektronik transfer kapsamında 2.000.- TL’lik işlem sınırına tabidir.

Gerçek Kişilerde Kimlik Tespiti ve Teyidi

Gerçek kişilerin kimlik tespitinde; ilgilinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarası, adresi ve imza örneği, varsa telefon numarası, faks numarası, elektronik posta adresi, iş ve mesleğine ilişkin bilgiler ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.

Kimlik tespitinde ilgilinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı, uyruğu ve kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgilerin doğruluğu;

  • · Türk uyruklular için T.C. nüfus cüzdanı, T.C. sürücü belgesi veya pasaport,
  • · Türk uyruklu olmayanlar için pasaport, ikamet belgesi veya Bakanlıkça uygun görülen kimlik belgesi üzerinden teyit edilir. Yetkililerce istenildiğinde sunulmak üzere teyide esas kimlik belgelerinin asıllarının veya noterce onaylanmış suretlerinin ibrazı sonrası okunabilir fotokopisi veya elektronik görüntüsü alınır yahut kimliğe ilişkin bilgiler kaydedilir.

Gerçek Kişilerde Adres Tespiti ve Teyidi

“Adres bilgisinin teyidi gerçek kişilerle sürekli iş ilişkisinin tesis edilmesi halinde yapılacaktır.”

Sürekli iş ilişkisi tesisinde beyan edilen adresin doğruluğu; yerleşim yeri belgesi, ilgili adına düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi abonelik gerektiren bir hizmete ilişkin olan ve işlem tarihinden önceki üç ay içinde düzenlenmiş fatura,  herhangi bir kamu kurumu tarafından verilen belge veya Başkanlıkça uygun görülen diğer belge ve yöntemlerle teyit edilir. Teyide esas belgelerin okunabilir fotokopisi veya elektronik görüntüsü alınır yahut belgeye ait ayırt edici bilgiler kaydedilir.

  • · BEDAŞ ve ASKİ gibi kamu kurumu niteliği olan kuruluşlarca verilen ve abonelere ilişkin adres bilgilerinin yer aldığı listeler son üç aya ait olmak şartıyla kamu kurumu tarafından verilen belge kapsamında adres teyidinde kullanılabilecektir.
  • · Müşteri ikamet veya iş adresinden hangisini beyan ederse o adres teyit edilecektir.
  • · Müşterinin birden fazla adresi olması durumunda, söz konusu adres bilgilerinden birinin teyidi yeterlidir.
  • · Kredi kartı ekstresi, adres teyidi bakımından geçerli belge niteliğinde değildir.
  • · Kişinin beyan ettiği adreste görüldüğüne dair kredi kartı teslim tutanağı da adres teyidinde kullanılabilecektir.
  • · Müşteri adresine alma haberli posta yoluyla tebligat yapılması durumunda, tebligatın müşteriye yapıldığına dair belge de adres teyidinde kullanılabilir.
  • · Yurtlarda kalan reşit çocukların adres teyidi, öğrenim gördükleri okullardan ya da kaldıkları yurtlardan alınacak adresi açıkça belirtir yazı üzerinden de yapılabilir.
  • · Ailesinin yanında ikamet eden reşit çocuklar ile eşlerde, üzerinde kayıtlı abonelik faturası bulunmayan çocuk, kadın veya erkeğin adres teyidi, anne-baba veya eş üzerine düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi abonelik gerektiren fatura üzerinden yapılabilir. (Eşler için evlilik cüzdanının ibrazı şartıyla)
  • · Yurtdışında yerleşik gerçek kişilerin adres teyidinde de, yurt içinde yerleşik gerçek kişilerin adres teyidinde kullanılacak belgeler kullanılacaktır. (Pasaport, pasaport yerine geçen belgeler)
  • · Abonelik gerektiren kurumlardan elektronik ortamda alınan elektronik faturalardan, yükümlü tarafından ilgili kuruma ait olduğu elektronik olarak teyit edilebilenler de adres teyidinde geçerli belge olarak kullanılabilecektir.
  • · Müşterinin daha önce alınmış ve teyidi yapılmış adres ve iletişim bilgilerinin güncellenmesi sırasında, adres ve iletişim bilgilerinde değişiklik tespit edilmişse, yeni adres ve iletişim bilgileri de teyit edilecektir.

Gerçek Kişilerde Kimlik Tespiti: Özel Durumlar

ü     KKTC vatandaşları

Türkiye’ye yolculuklarda pasaport yerine KKTC kimlik belgesi kullanabildiklerinden, kimlik tespitini gerektiren işlemlerde pasaport yerine kimlik belgeleri kabul edilir.

ü     Avrupa Konseyi Üyesi Ülke vatandaşları

13 Aralık 1957 tarihli Avrupa Konseyi Üyesi Devletler Arasında Kişilerin Seyahatleri ile İlgili Avrupa Anlaşması, Maksimum 3 ay süreli seyahat, Kazanç amacı olmayacak, Pasaport yerine Anlaşma ekinde yer alan kimlik belgeleri kullanılır.

ü     Vatandaşlıktan Çıkma İzin Belgesi/ Vatandaşlıktan Çıkma Belgesi (Pembe

Kart)

Türk Vatandaşlığından Çıkma İzin Belgesi,  Kişinin başka bir devlet vatandaşlığına geçmesine yetkili Türk makamlarınca izin verildiğini gösteren belgedir.

Türk Vatandaşlığından Çıkma Belgesi,  İlgilinin Türk vatandaşlığından çıktığını gösteren ve verilmesi ile Türk vatandaşlığının kaybedilmesi sonucunu doğuran belgedir.

 

Ticaret Siciline Kayıtlı Tüzel Kişilerde Kimlik Tespiti

  • · Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişilerin kimlik tespitinde; tüzel kişinin unvanı, ticaret sicil numarası, vergi kimlik numarası, faaliyet konusu, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi ile tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgiler ve imza örneği ile Türk vatandaşları için bu bilgilere ilave olarak anne, baba adı ve T.C. kimlik numarası alınır.
  • · Tüzel kişiliğin unvanı, ticaret sicil numarası, faaliyet konusu ve adresinin teyidi ticaret siciline tescile dair belgeler; vergi kimlik numarasının teyidi ise Gelir İdaresi Başkanlığının ilgili birimi tarafından düzenlenen belgeler üzerinden yapılır.
  • · Tüzel kişiyi temsile yetkili kişilerin kimlik bilgilerinin doğruluğu, belirtilen kimlik belgeleri; temsil yetkileri ise tescile dair belgeler üzerinden teyit edilir.
  • · Yetkililerce istenildiğinde sunulmak üzere, teyide esas belgelerin asıllarının veya noterce onaylanmış suretlerinin ibrazı sonrası okunabilir fotokopisi veya elektronik görüntüsü alınır yahut kimliğe ilişkin bilgiler kaydedilir.
  • · Finansal kuruluşlar sürekli iş ilişkisi tesisinde, ilgili ticaret sicil memurluğu kayıtlarına başvurmak veya Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin veri tabanından sorgulama yapmak suretiyle kendilerine sunulan tescil belgelerinde yer alan bilgilerin güncelliğini ve doğruluğunu teyit eder.
  • · Mevcut bir sürekli iş ilişkisi kapsamında, tüzel kişiyi temsile yetkili kişinin yazılı talimatıyla tüzel kişi adına işlem talep edilmesi durumunda, talimatın şirket yetkilisine ait olduğundan emin olmak kaydıyla, şirketi temsile yetkili kişinin kimlik bilgilerinin doğruluğu, kimlik belgelerinde yer alan bilgileri içeren noter onaylı imza sirküleri üzerinden teyit edilebilir.

Gerçek kişi ortakların kimlik tespitinde kimlik belgelerinde yer alan bilgileri içeren noter onaylı imza sirküleri kullanılabilecektir. Tüzel kişiliğin % 25 ini aşan hissesine sahip gerçek kişi ortakların adres ve iletişim bilgileri alınacak olup bu bilgilerin teyidinin yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Tüzel kişiliğin kuruluş anındaki ortaklık yapısının değiştiği konusu yükümlünün bilgisi dâhiline girmesi durumunda, yeni ortakların kimlik tespiti de Yönetmelik hükümlerine göre yapılacaktır.

  • · Yükümlüler sürekli iş ilişkisi kapsamında müşterisi olan bir tüzel kişiliği gerçekte yöneten, kontrolünde veya sahipliğinde bulunduranlar hakkında doğru bilgilere ulaşmak için gerekli tedbirleri alır.

Derneklerin kimlik tespitinde; derneğin adı, amacı, kütük numarası, açık adresi,  telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresine ilişkin bilgiler alınır. (Dernek Tüzüğü-Dernek Kütüğündeki kayda ilişkin belgeler)

  • · Derneği temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri alınır ve teyit edilir.
  • · Temsil yetkisi temsile yetkili olunduğuna dair belgeler üzerinden teyit edilir.

 

Vakıfların kimlik tespitinde; vakfın adı, amacı, merkezi sicil kayıt numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi alınır. (Vakıf Senedi ile Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan sicile ilişkin belgeler)

  • · Vakfı temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri alınır ve teyit edilir.
  • · Temsil yetkisi temsile yetkili olunduğuna dair belgeler üzerinden teyit edilir.

Yabancı dernek ve vakıfların Türkiye’deki şube ve temsilciliklerinin kimlik tespiti, İçişleri Bakanlığındaki kayda ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle yapılır.

 

Sendika ve konfederasyonların kimlik tespitinde; bu kuruluşların adı, amacı, sicil numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi alınır. (Bu kuruluşların tüzükleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Çalışma Müdürlüklerinde tutulan sicile esas diğer belgeler)

  • · Bu kuruluşları temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri alınır ve teyit edilir.
  • · Temsil yetkisi tescile dair belgeler veya temsile yetkili olunduğuna dair belgeler üzerinden teyit edilir.

Siyasi parti teşkilatının kimlik tespitinde; siyasi partinin ilgili biriminin adı, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi (Tüzükleri) alınır.

  • · Temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri alınır ve teyit edilir.
  • · Yetki durumları temsile yetkili olunduğuna dair belgeler üzerinden teyit edilir.

Tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde kimlik tespiti;

  • · Apartman, site veya iş hanı yönetimi gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküller adına yapılan işlemlerde; teşekkülün adı, açık adresi ile varsa telefon numarası, faks numarası ve elektronik posta adresi (Noter onaylı karar defteri) Temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri alınır ve teyit edilir. Yetki durumları ise noter onaylı karar defteri üzerinden teyit edilir.
  • · Tüzel kişiliği olmayan iş ortaklıkları gibi teşekküllerin kimlik tespitinde; ortaklığın adı, amacı, faaliyet konusu, açık adresi, telefon numarası, varsa faks numarası ve elektronik posta adresi (Noter onaylı ortaklık sözleşmesi), Vergi kimlik numarası alınır ve GİB’nın ilgili birimi tarafından düzenlenen belgeler üzerinden teyit edilir. Ortaklık adına işlem talep eden kişilerin kimlik bilgileri alınır ve teyit edilir. Yetki durumları ise temsile yetkili olunduğuna dair belgeler üzerinden teyit edilir.

Kamu kurumlarında kimlik tespiti;

  • · 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının müşteri olduğu işlemlerde, bunlar adına işlem yapan kişinin kimliği tespit edilir.
  • · Yetki durumu ise mevzuata uygun olarak düzenlenmiş yetki belgesi üzerinden teyit edilir.

Yurt Dışında Yerleşik Tüzel Kişilerde Kimlik Tespiti; Tüzel kişiliğin nevine göre Yönetmeliğin ilgili maddelerindeki bilgiler aranacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Konsoloslukları tarafından onaylanan veya “Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkında Lahey Sözleşmesi” çerçevesinde bu sözleşmeye taraf ülke makamı tarafından tasdik şerhi düşülen örneklerinin noter onaylı Türkçe tercümeleri gereklidir.

 

 

 

Başkası adına hareket edenlerde kimlik tespiti;

1) Tüzel kişiler veya tüzel kişiliği olmayan (TKO) teşekküller adına bunları temsile yetkili kimselerin yetkilendirdiği kişilerce işlem talep edilmesi durumunda;

  • · Bir gerçek kişi müşteri adına başka bir kişi tarafından yapılan işlemlerde
  • · Küçükler ve kısıtlılar adına bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılan işlemlerde başkası adına hareket edilmektedir.
  • · Tüzel kişiler veya tüzel kişiliği olmayan (TKO) teşekküller adına bunları temsile yetkili kimselerin yetkilendirdiği kişilerce işlem talep edilmesi durumunda;

1) Tüzel kişinin veya TKO Teşekkülün kimliği tespit edilir.

2) Tüzel kişiyi veya TKO Teşekkülü temsile yetkili kişinin kimliği tespit edilir. (Kimlik bilgilerini içeren noter onaylı vekâletname veya imza sirküleri de kullanılabilir)

3) Tüzel kişiyi veya TKO Teşekkülü temsile yetkili kişinin yetkilendirdiği kişinin kimliği tespit edilir.

  • · Ayrıca bu kişinin yetki durumu noter onaylı vekâletname veya temsile yetkili olanlar tarafından verilmiş yazılı talimat üzerinden tespit edilir.
  • · Temsile yetkili kimselerin yazılı talimat üzerindeki imzaları bunlara ait noter onaylı imza sirküleri üzerindeki imzalar ile teyit edilir.

2) Bir gerçek kişi müşteri adına başka bir gerçek kişi tarafından talep edilen işlemlerde;

  • · Gerçek kişi müşterinin kimliği tespit edilir.
  • · (Noter onaylı vekâletname de kullanılabilir)
  • · İşlem talep eden diğer gerçek kişinin kimliği tespit edilir.
  • · Yetki durumu noter onaylı vekâletname üzerinden tespit edilir.
  • · Müşterinin kimliğinin daha önce tespit edilmiş olması şartıyla yazılı talimat da yetkilendirmede kullanılabilir. Bu durumda, yazılı talimat üzerinde yer alan müşteri imzasının yükümlü nezdindeki imza ile teyit edilmesi gerekir.
  • · Her iki gerçek kişinin de adres bilgileri alınacaktır. Ancak yapılan işlem sürekli iş ilişkisi kapsamında ise sadece adına işlem yapılan kişinin adresi teyit edilecektir.

 

3) Küçükler ve kısıtlılar adına bunların kanuni temsilcileri/veli/vasi tarafından talep edilen işlemlerde;

  • · Adına işlem talep edilen küçük/kısıtlı ve işlemi talep eden kanuni temsilcinin/velinin/vasinin 6 ncı maddeye göre kimlik tespiti yapılacaktır.
  • · Mahkeme kararıyla veli tayin edilenler ile vasi ve kayyımların yetkisi, ilgili mahkeme kararının aslı veya noter tasdikli sureti üzerinden teyit edilir.
  • · Sürekli iş ilişkisinde, adres bilgilerinin teyidinde anne babanın adres teyidi yeterli olup ayrıca anne veya babanın yanında ikamet eden reşit olmayan çocuğun adres teyidine gerek bulunmamaktadır.

Müteakip işlemlerde kimlik tespiti;

  • Daha önce usulüne uygun olarak kimliği tespit edilenlerin,
  • Sürekli iş ilişkisi kapsamındaki yüz yüze yapılan kimlik tespitini gerektiren müteakip işlemlerinde kimlik tespiti,
  • Kimliğe ilişkin bilgilerin yükümlüde bulunan bilgilerle karşılaştırılmasını müteakip, ilgili evraka işlemi yaptıran gerçek kişinin ad ve soyadının yazılması ve imza örneğinin alınması suretiyle yapılacaktır.
  • Alınan bilgilerin doğruluğundan şüpheye düşülmesi halinde bu bilgilerin doğruluğu, teyide esas kimlik belgelerinin veya bunların noterce onaylanmış suretlerinin ibrazı sonrası bu belgelerde yer alan bilgilerin yükümlüde bulunan bilgilerle karşılaştırılması suretiyle yapılır.

Elektronik Transferler

Gönderen adına bir finansal kuruluştan başka bir finansal kuruluştaki alıcıya elektronik araçlar kullanılmak suretiyle belli tutardaki para ve menkul kıymetin gönderilmesi amacıyla yapılan işlemdir.

İki bin TL veya üzeri yurt içi ve yurt dışı elektronik transfer mesajlarında, gönderenin;

  • · Adı ve soyadına, ticaret siciline kayıtlı tüzel kişinin unvanına, diğer tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin tam adına,
  • · Hesap numarasına, hesap numarasının bulunmadığı durumda işlemle ilgili referans numarasına,
  • · Adresi veya doğum yeri ve tarihi veya müşteri numarası, vatandaşlık numarası, pasaport numarası, vergi kimlik numarası gibi göndereni belirlemeye yarayan bilgilerden en az birine yer verilmesi zorunludur.

“Yükümlüler kimlik tespiti kapsamında alınan bilgilerin teyidi amacıyla kullanılan belgelerin gerçekliğinden şüphe duydukları durumda imkânların elverdiği ölçüde, belgeyi düzenleyen kişi ya da kuruma veya diğer yetkili mercilere başvurmak suretiyle belgenin gerçekliğini doğrular.”

 

“Yükümlüler; Karmaşık ve olağandışı büyüklükteki işlemler ile görünürde makul hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan işlemlere özel dikkat göstermek, talep edilen işlemin amacı hakkında yeterli bilgi edinmek için gerekli tedbirleri almak ve bu kapsamda elde edilen bilgi, belge ve kayıtları istenildiğinde yetkililere sunmak üzere muhafaza etmek zorundadır.”

 

Müşteri durumunun ve işlemlerin izlenmesi

Finansal kuruluşlar,

  • · Mesleği, iş geçmişi, mali durumu, hesapları, ticari faaliyetleri, yerleşik olduğu ülke ve ilgili diğer göstergeleri dikkate alarak müşterilerinin aklama ve terörün finansmanı açısından risk profilini çıkarmak,
  • · Yüksek risk taşıyan müşterilerini, iş ilişkilerini ve işlemleri belirlemek ve bunları devamlı olarak takip etmek,
  • · Müşteri hakkındaki bilgi, belge ve kayıtları güncel tutmak zorundadır.
  • · Finansal kuruluşlar bu amaçla uygun risk yönetim sistemi oluşturur.

İşlemin reddi

ü     Yükümlüler, kimlik tespiti yapamadıkları veya iş ilişkisinin amacı hakkında yeterli bilgi edinemedikleri durumlarda; iş ilişkisi tesis etmez ve kendilerinden talep edilen işlemi gerçekleştirmezler. Bu kapsamda isimsiz veya hayali isimlere hesap açamazlar.

ü     Bu çerçevede, sürekli iş ilişkisi tesis edilmiş olmasına rağmen yönetmelikte belirtilen süreler içerisinde adres teyidinin yapılamaması halinde yükümlüler, yüz yüze olmayan işlemler de dâhil olmak üzere kendilerinden talep edilen işlemleri gerçekleştiremezler.

ü     Yükümlüler yukarıda belirtilen hallerin şüpheli işlem olup olmadığını da ayrıca değerlendirirler.

İş ilişkisinin sona erdirilmesi

ü     Daha önce elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe duyulması nedeniyle yapılması gereken kimlik tespit ve teyidinin yapılamadığı durumda iş ilişkisi sona erdirilir.

ü     Hesabın kredi işlemleri, haciz gibi çeşitli nedenlerle kapatılamaması durumunda, müşterinin söz konusu hesap ile ilgili yüz yüze olmayan işlemler de dâhil yeni işlem talepleri gerçekleştirilemez.

ü     Yükümlüler yukarıda belirtilen hallerin şüpheli işlem olup olmadığını da ayrıca değerlendirirler.

B) ŞÜPHELİ İŞLEMLER

Şüpheli İşlem; Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işleme konu malvarlığının; yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına, terörist eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halidir.

 

Şüphe unsuru; müşterinin kendisinde veya vekilinde, işlemde, işlemin taraflarında, işleme konu maddi değerlerde ya da işleme konu belgelerde aranmalıdır.

Şüpheli işlem kavramında geçen işlem ifadesi tek bir işlem ile sınırlı olmayıp, şüphe veya şüpheyi gerektirecek makul bir sebebin olup olmadığı, gerektiğinde birden çok işlem bir arada alınmak suretiyle değerlendirilmelidir.

 

Şüpheli İşlem Bildirimi Zorunluluğu

İşlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından MASAK’a bildirilmesi zorunludur.

 

Şüpheli İşlem Bildirim Esasları

  • Uyum Görevlisi atanan yükümlülerde bildirimi uyum görevlileri yapar.  Kuruluşumuzda şüpheli işlem bildirimleri, işleme ilişkin şüphenin oluştuğu tarihten itibaren en geç ertesi iş günü içinde intranet.ptt.gov.tr adresinde yer alan Şüpheli İşlem Bildirim Formu doldurularak bu form “Cevdet YALÇINKAYA PTT Genel Müdürlüğü Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanlığı Daire Başkanı/Uyum Görevlisi” adresine servis APG’si ve/veya elektronik posta gönderisi olarak “uyumgorevlisi@ptt.gov.tr” elektronik adresine bildirilir. Bildirimde bulunulan işlemle ilgili olarak daha sonra yeni bilgi ve bulgular elde edilmesi durumunda da konu ve bilgiler daha önce yapılan bildirime ek olduğu belirtilerek en geç ertesi iş günü aynı usulde bildirilir.
  • Bildirilen şüpheli işlem ile ilgili olarak işleme taraf olanlara bilgi verilemez.
  • Şüpheli işlem bildirimi, kimlik tespitinden sonra yapılır.
  • Herhangi bir parasal sınırlama yoktur.
  • Tespit tarihinden itibaren 10 iş günü içinde bildirilir.
  • Gerçekleşmiş işlemlerin yanı sıra teşebbüs aşamasında kalmış işlemlerde şüpheli işlem kapsamında değerlendirilmelidir.

 

BİLDİRİMDE BULUNURKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

İlk olarak müşteriyi tanı ilkesinin gerekleri yerine getirilmeli,  iş ilişkisinin çeşidi ve kurulma amacı hakkında bilgi edinmelidir.

Bir işlemi gerçekleştirmeden veya bir hesap açmadan önce aşağıdaki hususlara dikkat etmelidir:

  • · Müşteri işlem yaparken kişisel bilgilerini verme konusunda istekli midir?
  • · Müşterinin yapmak istediği işlem, müşterinin bilinen faaliyetleri kapsamında mıdır?
  • · Yapılan işlem müşterinin iş ve kişisel faaliyetleri ile orantılı mıdır?
  • · Yapılan işlemin uluslararası niteliğinin bulunması durumunda, gerçekleştirilen işlem müşterinin ekonomik faaliyetlerinin bir parçası mıdır?
  • · İşleme konu belgeler veya işleme ilişkin beyanatlarda gerçeğe aykırı bir durum veya tutarsızlık var mıdır?
  • · Müşterinin veya işlemin taraflarının yasa dışı faaliyetlerle uğraştığına veya terör örgütleri ile bağlantılı olduğuna yönelik belirtiler var mıdır?
  • · Şüpheli işlem tiplerine benzer işlemlerle karşılaştığında risk bazlı yaklaşım sergilemeli ve bu tür işlemlerin şüphe unsuru taşıyıp taşımadığına daha fazla dikkat etmelidir.
  • · Her ne kadar şüpheli işlem tipleri arasında sayılmamakla birlikte mutat işlem trendlerinin dışında kalan veya kurum politikaları gereği riskli görülen müşteri, bölge ve alanlarda aklama veya terörün finansmanına ilişkin bir şüphe unsuru bulunup bulunmadığına dikkat etmelidir.
  • · Şüpheli işlemi fark eden PTT görevlisi öncelikle tutarına bakmaksızın kimlik tespiti yapacaktır.  İşlemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve benzeri durumlarda eldeki imkânlar ölçüsünde kimlik tespiti yapılmalıdır.
  • · İşlemin gerçekleştirilmesi esnasında kimlik tespiti yapılmış ve kimlik bilgileri temin edilmiş ise yeniden kimlik tespiti yapılmaya gerek yoktur.
  • · Bildirim sürecinde, işlemin niteliği veya müşteri profiliyle ilgili daha ayrıntılı araştırma yapılması gerekebilir. Yetki ve imkânlar ölçüsünde yapılacak bu araştırmanın amacı, şüpheyi destekleyecek ek bulguların olup olmadığını tespit etmektir.
  • · Araştırmalar yapılırken müşterinin, hakkında bildirimde bulunulacağından şüphelenmesine neden olacak tutum ve davranışlardan kaçınılması gerekir.
  • · Şüpheli işlemi fark eden görevli, Kurum iç prosedürleri uyarınca gecikmeksizin uyum görevlisine dâhili bildirimde bulunur.

“25.09.2008 tarihinde 585 sayılı  “Şüpheli İşlem Bildirimi” tebliği yapılmış ve T.C. mevzuatının hükümlerini ve MASAK tarafından suç gelirlerinin aklanmasına ve terörün finansmanına yönelik olarak belirlenen şüpheli işlem tiplerini, ve çalışanlar tarafından Uyum Görevlisi’ne yapılacak dahili bildirimlerin usul ve esaslarını düzenleyerek ilgili tüm personele tebliğ edilmek üzere Teşkilata duyurulmuştur.”

  • · Dâhili bildirim sistemi Kurum bünyesinde serbestçe belirlenebilir. Ancak sözlü bildirim bir usul olarak belirlenemez.
  • · Şüpheyi destekleyen bilgi ve belgeler bildirime ek yapılır.
  • · Uyum görevlisi tarafından kendisinden bilgi ve belge istenen birimler istenilen bilgi ve belgeleri vermek ve gerekli kolaylığı sağlamak zorundadır.
  • · Bildirimde bulunulan işlemle ilgili olarak yeni bilgi ve bulgular elde edildiği takdirde daha önce yapılan bildirime ek olduğu belirtilerek tekrar bildirimde bulunulur.

BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ NE ZAMAN ORTAYAÇIKAR

 

ÖNEMLİ DURUMLARDA İŞLEMDEN KAÇINMA

İşleme konu malvarlığının suç gelirinin aklanması veya terörün finansmanıyla ilgili olduğuna dair belge veya ciddi emare bulunması halinde işlemin gerçekleşmesinden imtina etmek mümkündür. İşlemin gerçekleştirilmesinden kaçınma “çok ivedi” ibareli şüpheli işlem bildirim formunun gecikmeksizin MASAK’a gönderilmesine kadar sürebilir. İşlemi gerçekleştirmekten kaçınmanın mümkün olmadığı durumlarda işlem gerçekleştirdikten hemen sonra bildirimde bulunulur.

 

BİLDİRİMDE BULUNULDUĞUNUN GİZLİ TUTULMASI

Şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğu hakkında yükümlülük denetimi ile görevlendirilen denetim elemanları ve yargılama sırasında mahkemeler dışında işleme taraf olanlar dâhil hiç kimseye bilgi verilemez.

 

BİLDİRİMDE BULUNANIN KORUNMASI

Yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukukî ve cezaî bakımdan sorumlu tutulamaz. Özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi şüpheli işlem bildiriminde bulunanlara dair, mahkeme dışında, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilemez. Bu kişilerin kimliklerinin saklı tutulması ve güvenliklerinin sağlanması için mahkemece gerekli önlemler alınır.

 

ŞÜPHELİ İŞLEM TİPLERİ

  • § Uzun süre işlem görmeyen hesaplara dönemsel olarak para yatırılması, çok düşük bir bakiyeye sahip olan bir hesaba yüklü tutarlarda nakit yatırılması ve müteakiben yatırılan nakdin geri çekilmesi veya başka bir veya birden çok hesaba havale edilmesi.
  • § Aralarında akrabalık veya herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığı halde, aynı hesapta birçok kişinin imza yetkisinin bulunması. İşyeri adresi olarak aynı adresi gösteren farklı şirketler veya tüzel kişiler tarafından açılan hesaplarda imza yetkisinin aynı kişi veya kişilere verilmesi.
  • § Aynı kişi tarafından çok sayıda hesap açtırılması ve bu hesaplara yatırılan küçük tutarların toplamda o müşterinin ekonomik faaliyeti ile uyumsuz olması.
  • § Bir kişi veya kuruluşun hesabına görünürdeki ticari faaliyeti ile orantılı olmayan tutarlarda nakit yatırılması.
  • Bir terör örgütü ile bağlantılı olduğu bilinen gerçek veya tüzel kişiler adına hesap açılması.
  • § Hesaba ilişkin tüm işlemlerin ATM’ler vasıtasıyla yapılması.
  • § Ticari işletmelerin hesaplarına üçüncü şahıslarca normal ticari işlemleri dışında sık sık para yatırılması veya üçüncü şahıslara bu şekilde ödemeler yapılması ya da normalde kişi ya da kurum adına çek veya diğer ödeme araçlarıyla kolaylıkla yapılabilecek bir ticari işlem için, kişi ya da kurum hesabına yüksek tutarda nakit yatırılması. Bir ticari tüzel kişilik adına faaliyetine uygun olmayan hesap açılması
  • § Kimlik tespitinden ve yasal yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla işlemlerin düşük tutarlara bölünerek yapılması. Alıcı ve göndericinin kimlik bilgilerinin verilmemesi veya verilmesinde isteksiz davranılması. Kişilerin sabit bir adreslerinin olmaması ve adres bilgilerinin sürekli değişmesi.
  • § Üçüncü bir kişi tarafından müşteri adına döviz ile işlem yapılması ve işlemlerin müşteriyle hiç bir ticari bağlantısı olmayan kişi veya ülkelerle gerçekleştirilmesi.
  • § Nakit işlemlerde bulunan farklı kişilerin aynı adres bilgilerini vermesi, özellikle iş ve ikametgah adreslerinin aynı olması ve/veya belirtilen mesleği ile uyuşmaması.
  • § İşlemi yapan kişinin beyan ettiği mesleği veya faaliyet alanının, işlemin türü veya hacmi ile orantılı ve uyumlu olmaması.
  • § Müşterinin kimliğinin tespiti veya doğrulanmasına ilişkin süreç sırasında (örneğin daha önce ya da halen yaşanılan ülke, pasaportun ait olduğu ülke, pasaporta göre ziyaret edilen ülkeler ile ad, adres ve doğum tarihini teyit etmeye yarayan dokümanlarla ilgili olarak) açıklanamayan tutarsızlıklar olması.
  • § Terörizm ve kaçakçılığın yoğun olarak görüldüğü veya vergi cenneti olarak bilinen ve müşteriyle açık iş bağlantısı olmayan ülkelere para gönderilmesi.
  • § Terör örgütlerine yasal görünümlü kaynak sağlanmasında dernek ve vakıf gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlar sıklıkla kullanılır. Kar amacı gütmeyen bu kuruluşlara aidat, bağış veya yardım adı altında sağlanan fonlar, bu kuruluşlar tarafından çeşitli yöntemler kullanılmak suretiyle terör örgütüne veya teröristlere aktarılabilir.
  • Kâr amacı gütmeyen kuruluşların beyan edilen amacı, faaliyetleri ve görünen kaynakları ile mali işlemlerin niteliği, büyüklüğü ile orantılı olmayan miktarlarda hesaplarına para yatırılması. Banka hesabı ile ilgili mali işlemlerin sıklığı ve tutarlarında ani artışlar ortaya çıkması, hesaba gelen paraların önemli bir kısmının yurt dışı kaynaklı olması, hesabında paranın çok uzun süre bekletilmesi, yöneticilerinin yabancı uyruklu olması, özellikle yabancı yöneticilerin ülkeleriyle yapılan büyük tutarlı işlemlerin varlığı ve paranın gönderildiği yerin de riskli ülke olması, kuruluşun izah edilemeyen bağlantılarının bulunması; örneğin birkaç kuruluşun birbirlerine para transferi yapması ya da aynı adresi, aynı idareciyi veya personeli paylaşması. Yeterli personel, uygun bir işyeri ya da telefon numaraları bulunmamasına rağmen yoğun faaliyette bulundukları izlenimi yaratan hesap hareketlerinin bulunması olarak sayılabilir.

 

 

 

 

 

 

BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİ HALİNDE CEZALAR-2013

CEZANIN MUHATABI CEZA TÜRÜ
(Şüpheyi gerektirecek durumda bildirimde bulunmama)                                                              Kurum Tüzel Kişiliği 10.000 TL                                                                      (2013 için 8.464 TL)                                                   İdari para cezası
(Şüpheyi gerektirecek durumda bildirimde bulunmama)                                                                PTT Görevlisi 2.000 TL                                                                     (2013 için 3.383 TL)                                                 İdari para cezası
(Bildirimde bulunulduğu hakkında bilgi sızdırma) PTT Görevlisi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis                               5.000 güne kadar Adli Para Cezası

5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 (7)nci maddesine göre; İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

 

TERÖRÜN FİNANSMANI SUÇU

Terörün Finansmanı suçu 26693 sayılı “Terörün Finansmanına Yönelik Şüpheli İşlemlerin Bildirimi Genel Tebliği” ile düzenlenmiştir.

 

Terörün esas amacı, bir toplumda korku yaratmak ve infial uyandırmak suretiyle bir hükümeti veya uluslararası örgütü bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlamaktır. Ulaşılmak istenilen hedef ne olursa olsun tüm terör örgütleri faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için finans kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden terör örgütleri yeterli finansal kaynağa sahip olmak ve bu kaynakları ilgili kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin kullanmak isterler. Bu nedenle terörle mücadelede terör örgütlerini finansal kaynaklardan mahrum bırakmak büyük önemi haizdir.

 

Terörün sadece yasadışı kaynaklardan elde edilmiş fonlarla değil, aynı zamanda yasal yollardan elde edilmiş kaynaklarla da finanse edilebilmesi yükümlülerin terörün finansmanı ile ilgili şüpheli durumların tespitinde daha dikkatli olmasını gerektirmektedir. Örneğin imalat veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin yasal yollardan elde ettiği gelirlerinden terör örgütüne finansman desteği sağlanabilir. Bu açıdan terörün finansmanının tespitinde fonun kaynağı kadar fonun kullanım alanının da yakından izlenmesi ve bilinmesi gerekmektedir.

 

Bazı terör eylemlerinin gerçekleştirilebilmesi için küçük tutarlı fonların dahi yeterli olması, aklama eylemlerinden farklı olarak, terörün finansmanı ile ilgili eylemlerin tespitinde yükümlülerin daha dikkatli olmalarını gerektirmektedir.

 

Her kim tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlar veya toplarsa, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. ( Beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ) Fon, kullanılmamış olsa dahi, fail aynı şekilde cezalandırılır.

 

Fon tabiri; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri ifade eder.

 

 

 

 

Terörün Finans Kaynakları

Terör örgütleri, faaliyetleri için gerek duydukları finansman ihtiyaçlarını çeşitli kaynaklardan sağlarlar. Bunlar gerek yasadışı faaliyetler gerekse yasal görünümlü faaliyetlerden sağlanan  gelirler ile teröre destek veren ülkelerce sağlanan yardımlardır.

         

1 – Yasadışı Faaliyetlerden Sağlanan Kaynaklar

Terör örgütleri, çıkar amaçlı suç örgütleri tarafından da işlenen pek çok yasadışı faaliyetle önemli miktarlarda kaynak sağlarlar. Bu faaliyetlerin başlıcaları uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, insan ticareti, göçmen kaçakçılığı, tehdit, şantaj, haraç, gasp, soygun ve adam kaçırmadır.

 

Uyuşturucu madde kaçakçılığı yasa dışı finans kaynaklarının başında gelmekte olup son yıllarda, “narco-terörizm” kavramı, terör örgütleri ve uyuşturucu kaçakçıları arasındaki sıkı bağlantının tanımlanmasında kullanılmaya başlanılmıştır.

 

Aynı şekilde silah kaçakçılığı ile terörizm arasında da doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Terör örgütleri silah kaçakçılığı suretiyle hem silah ihtiyacını karşılamakta hem de gelir elde etmektedir.

 

Terörle doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı kişilerce baskı, tehdit ve şantaj uygulayarak, haraç şeklinde para toplanması da yasa dışı bir finansman yöntemidir.

Terör örgütleri yurtdışında faaliyet gösteren şebekelerle de işbirliği içinde insan kaçakçılığı ve göçmen ticareti yapmakta ve bunları meslek edinmiş suç şebekelerinin gelirlerinden pay almaktadır.

 

Gasp ve soygun, küçük çaplı terör örgütlerinin  kullandığı ya da faaliyetlere başlangıç için gerekli paranın bulunması amacıyla kullanılan bir yöntemdir.

 

Fidye amaçlı adam kaçırma faaliyetleri ise örgütlerin yaygın olarak kullandığı bir finansman yöntemidir. Örgüt bu faaliyetlerde başarısını kanıtladığında adam kaçırmasına gerek kalmayıp korkutma ya da tehdit yoluyla gelir temin etmeye devam etmektedir.

 

İhalelere katılan firma ve şahıslardan zor kullanma yoluyla fon toplanması da terör örgütlerinin başvurdukları finansman yöntemleri arasındadır.

 

2  – Yasal Görünümlü Faaliyetlerden Sağlanan Kaynaklar

Terör örgütleri önemli miktarda finansmanı, yasal görünümlü faaliyetler aracılığı ile sağlamaktadır. Bunlardan başlıcaları aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:

a-      Kâr amacı gütmeyen kuruluşların kullanılması: Terör örgütlerine yasal görünümlü kaynak sağlanmasında dernek ve vakıf gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlar sıklıkla kullanılır. Bu kuruluşlara aidat, bağış veya yardım adı altında sağlanan fonlar, bu kuruluşlar tarafından çeşitli yöntemler kullanılmak suretiyle terör örgütüne veya teröristlere aktarılır. Bazı kişiler çoğu zaman verdikleri paraların terör örgütlerine aktarılacağını bilmemekte, kâr amacı gütmeyen kuruluşun açıkladığı yasal amacı çerçevesinde kullanılacağını düşünerek bağışta bulunmaktadır. Bazı kişiler ise, terör örgütüne bilerek ve isteyerek finansman sağlamakta, bunu yasal bir görüntü altında, örneğin bir yardımlaşma derneğine bağışta bulunma görüntüsü altında gerçekleştirmekte, böylece kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin terörü finanse edebilmektedir.

b-      Ticari işletmelerin kullanılması: Örgütle görünüşte bağlantısı olmayan kişiler adına kurulan şirketlerin yasal faaliyetlerinden elde edilen gelirler terörün finansmanı için kullanılabilir. Çoğu kez, bu şirketlerin faaliyet alanları aynı zamanda terör örgütüne lojistik destek sağlayacak türden alanlardır. Terör örgütünün ihtiyaç duyacağı malları taşımak veya, uyuşturucu ticaretinde  kullanmak üzere nakliye şirketi kurulması, terör örgütü üyelerinin ülke dışına kolay bir şekilde çıkarılması için seyahat acentesi kurulması buna örnek verilebilir. Bu açıdan yükümlülerin, tüzel kişi müşterilerinin sahiplerinin kimler olduğu konusunda bilgi sahibi olması ve şüpheli durumlarda gerekli araştırmayı yaparak MASAK’a bildirimde bulunması önem kazanmaktadır.

c-       Görsel ve basılı yayın organlarının kullanılması: Medya şirketleri, terör örgütlerinin gerek propaganda yapmak gerekse finansman temini amacıyla kullandıkları araçlar arasında yer almaktadır. Özellikle terör örgütü yandaşları, terör örgütüne yakın görsel ve basılı yayın organlarına reklam bedeli adı altında yüksek tutarlarda ödemeler yapmak suretiyle örgüte finansman desteği sağlarlar. Aynı zamanda örgüt üyeleri, bu yayın organlarında çalışan kişiler olarak gösterilmek suretiyle finansal olarak desteklenir.

 

Yukarıda sayılanlara ilave olarak terör örgütleri konser, şölen, sergi, kermes ve gösteri gibi çeşitli etkinlikler düzenleyip bu etkinliklere katılım ücreti olarak gelir elde eder.

           

3 – Diğer Ülkelerce Sağlanan Kaynaklar

Terör örgütlerine, yukarıda sayılan finans kaynaklarına ilave olarak terörü uluslararası politika aracı olarak kullanmak isteyen ülkelerce örgüt üyelerine sığınma hakkı verilmesi, ülke topraklarının üs olarak kullanılmasına izin verilmesi gibi desteklerin yanında örtülü veya açık olarak finansal destek de sağlanabilmektedir. Terör örgütlerine sağlanan örtülü finansal yardımlar, özellikle terör örgütüne yakın dernek ve vakıflara para veya ayni yardımda bulunulması gibi yöntemlerle yapılabilmektedir. Daha sonra bu yardımlar terör örgütüne aktarılmakta veya doğrudan söz konusu kuruluşlarca terör örgütünün yandaş bulmasına, propagandasının yapılmasına veya toplumda sempati kazanmasına yardımcı olacak şekilde kullanılmaktadır.

 

C) EĞİTİM, İÇ DENETİM, KONTROL VE RİSK YÖNETİM SİSTEMLERİ OLUŞTURMA

Bakanlık; eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri oluşturulması ve bu Kanunla getirilen yükümlülüklere uyumu sağlamak üzere, gerekli yetki ile donatılmış idarî düzeyde görevli tayin edilmesi de dâhil, gereken tedbirlerin alınması konusunda yetkilidir.

Yükümlü Kuruluşlar;

ü  Değerlendirme – Mali Suçları Araştırma Uzmanları

ü  Araştırma ve inceleme – 7 grup inceleme elemanı*

ü  Yükümlülük denetimi – 7 grup inceleme elemanı*

(* Vergi Müfettişleri, Gümrük ve Ticaret Müfettişleri, Bankalar Yeminli Murakıpları, Hazine Kontrolörleri, Sigorta Denetleme Uzman ve Aktüerleri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulu Uzmanları ) tarafından denetlemektedir.

“Uyum Programı kapsamında Kuruluşumuzdaki iç denetim faaliyetleri Teftiş Kurulu Başkanlığı aracılığı ile yürütülürken, eğitim faaliyetleri uyum görevlisi tarafından Eğitim Dairesi Başkanlığı’nın katılımıyla hazırlanır.”

 

D)  UYUM GÖREVLİSİ ATANMASI

Amaç; Suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi için, mevzuata (Kanun ve Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere) gerekli uyumun sağlanmasıdır.

Uyum Programı Oluşturacak Yükümlüler;

  • Bankalar (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile kalkınma ve yatırım bankaları hariç)
  • Sermaye piyasası aracı kurumları,
  • Sigorta ve emeklilik şirketleri
  • PTT Genel Müdürlüğü (Bankacılık faaliyetleriyle sınırlı olmak üzere)

Uyum Programının Kapsamı;

  • Kurum politikası ve prosedürlerinin oluşturulması
  • Risk yönetimi faaliyetlerinin yürütülmesi
  • İzleme ve kontrol faaliyetlerinin yürütülmesi
  • Eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi
  • İç denetim faaliyetlerinin yürütülmesi
  • Uyum görevlisi atanması ve uyum birimi oluşturulması

“PTT Genel Müdürlüğü 25.02.2009 tarih ve 102 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve terörün Finansmanı ile Mücadele” Uyum Programını onaylamış ve uygulamaya koymuştur.  Uyum Görevlisi olarak da 24.09.2008 tarih ve 416 sayılı karar ile Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanı Cevdet YALÇINKAYA görevlendirilmiştir.”

 

E)  DEVAMLI BİLGİ VERME

Yükümlüler taraf oldukları veya aracılık ettikleri işlemlerden, Bakanlıkça belirlenecek tutarı aşanları Başkanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak, yükümlüler dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki kurum ve kuruluşlardan da Başkanlığa devamlı bilgi vermeleri istenebilir.

 

F)  BİLGİ VE BELGE VERME

Kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kuruluşlar;

  • Başkanlık ve denetim elemanları tarafından istenilecek her türlü bilgi, belge, kayıt ve şifreleri tam ve doğru olarak vermek ve gerekli kolaylığı sağlamakla yükümlüdür.
  • Yukarıdaki kişi, kurum ve kuruluşlar savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, özel kanunlarda yazılı hükümleri ileri sürerek bilgi ve belge vermekten kaçınamazlar.

 

G)  MUHAFAZA VE İBRAZ

Yükümlüler, bu Kanunla getirilen yükümlülüklere ve işlemlerine ilişkin her türlü

ortamdaki;

  • Belgeleri düzenleme tarihinden,
  • Defter ve kayıtları son kayıt tarihinden,
  • Kimlik tespitine ilişkin belgeleri ise son işlem tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle muhafaza ve istenmesi halinde yetkililere ibraz etmekle yükümlüdür.

 

YAPTIRIMLAR

Yükümlülük ihlâlinde idarî ceza

  • Kimlik tespiti, Devamlı bilgi verme, Şüpheli işlem bildiriminde bulunma yükümlülüklerini ihlal eden yükümlüye 5.000.-TL idari para cezası verilir. (2013 için 8.464 TL)
  • Yükümlünün banka, finansman şirketi, faktöring şirketi, ikrazatçı, finansal kiralama şirketi, sigorta ve reasürans şirketi, emeklilik şirketi, sermaye piyasası kurumu veya yetkili müessese olması durumunda idari para cezası iki kat olarak uygulanır. (2013 için 16.928 TL)
  • Kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirimi yükümlülüklerine aykırı davranılması durumunda, yükümlülüğü yerine getirmeyen görevliye de ayrıca 2.000.- TL idari para cezası verilir. (2013 için 3.383 TL)
  • Yükümlülüğün ihlal edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra idari para cezası verilemez.
  • Şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğunu açıklama, Bilgi ve belge verme, Muhafaza ve ibraz yükümlülüklerini ihlal eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Tüzel kişiler hakkında özel güvenlik tedbirleri de uygulanır.

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASI İLE İLGİLİ HUKUKİ DAYANAKLAR

  • · 5549 sayılı Kanun (Madde 3)                                                                                                                        18/10/2006 tarih ve 26323 sayılı R.G.’de yayımlanmıştır.

 

  • · Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik                                                                                                                                   09/01/2008 tarih ve 26751 sayılı R.G.’de yayımlanmış ve 01/04/2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (02.01.2010 tarih ve 27450 sayılı R.G. değişiklik)

 

  • · Terörün Finansmanına Yönelik Şüpheli İşlemlerin Bildirimi Genel Tebliği                                                    07.11.2007 tarih ve 26693 sayılı R.G.’de yayımlanmıştır.

 

  • · MASAK 5 – 6 – 7 – 8 ve 9 sıra No.lu Tebliğler

 

  • · Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yükümlülüklere Uyum Programı Hakkında Yönetmelik                                                             16/09/2008 tarih ve 26999 sayılı R.G.’de yayımlanmıştır.

 

  • · Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun                                                                      16.02.2013 tarih ve 28561 sayılı R.G.’de yayımlanmıştır.

 

  • · PTT Genel Müdürlüğü “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve terörün Finansmanı ile Mücadele” Uyum Programı                                                                                                                                         25.02.2009 tarih ve 102 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile de onaylanmıştır.

 

  • · PTT Genel Müdürlüğü “Şüpheli İşlem Bildirimi” Tebliği                                                                     25.09.2008 tarihli 585 sayılı tebliğ.

 

YURTİÇİ HAVALE İŞLEMLERİ

Havale: Özel veya tüzel kişilerce b

Yorumlar